Cumhur Demir ”Zamanı Var” Röportajı

Cumhur Demir resimleri

Uzun yıllar müzik sektöründe olup ilk albümü “Zamanı Var” ile çıkış yapan ile bu zamana kadar olan müzik sektöründeki çalışmaları, albümü ve bilinmeyen yönlerine dair bir röportaj gerçekleştirdik.İşte o röportajımız :
*Öncelikle hayırlısı olsun demek istiyorum.Bize kendini tanıtabilir misin?

Çok tesekkür ederim. Emin olun albüm bir kaç haftalık olmasına rağmen şimdiden hayırlı oldu diyebilirim. Gelismeler ziyadesiyle tatmin edici. Eminim şarkılarım tek tek tanındıkça hep birlikte cok daha güzel gelişmelere tanıklık edeceğiz. Ben hayatını müziğe adamış, sahneden ayrı kalamayan, hayatını sahne performansı yaptığı günler dışında yok sayan biriyim. Muüik, dans, tiyatro, edebiyat, şiir ve resimle erken yaşlarda tanışmış bir çoçuğum. Eğitim hayatı boyunca oğretmenlerinin “Oldukça başarılı bir oğencisin, sanatkar olursan bu ülkede aç kalırsın” diyerek, sanattan uzak tutmaya çalıştığı ama sebatla amacından vazgeçmemiş bir öğrenciyim. Liseden hemen sonra sırasıyla önce animatör, sonra oyuncu olarak deneyimler edinip, ardından şarkı söylemeye karar vermiş ve o alanda kendini geliştirmeye çalışmış biriyim. Her ne kadar eğitim öncesi sahne performanslarına baslamışsam da ilerleyen yıllarda sahne performansıyla birlikte müzik alanında eğitimlerini tamamlamaya çalışmış, sonrasında yine sahne performanslarına devam etmiş, son olarakta sektördeki tüm olumsuzluklara rağmen albüm yapmış bir girişimciyim.

*Eğitim aldığın konular oldukça fazla mesela müzik-gitar eğitimi ,dans eğitimi,spikerlik eğitimin ve bir de Cumhur Cemaat Orkestrası var. Bize biraz bunlardan bahsedebilir misin?

Aslında ne yazık ki bunların hepsini tamamlayamamış bir oğrenciydim. Her seferinde uzmanlaşmak istediğim alanda daha ne oğrenebilirim düşüncesiyle yeni bir şey oğrenmeye calıştım. Fakat kader ağlarını her daim örmeye devam etti ve ğgitim aldığım alanlarda temel bilgileri edindikten sonra mezun olamadan baska bir konuda yeni bir sey öğrenmek için bambaşka alanlarda eğitimlere başladım. Lisedeyken bir enstrüman çalmak için musiki cemiyetinin ud bölümüne kaydolduğumda aklımda solistlik yoktu. Ordaki hocalar beni önce koro sonra solo bölümüne almasalardı belkide bugün ses sanatçısı olmazdım. Aslında bu bendeki ögrenme aşkı hiç bitmedi ve bitmeyecek. Mesela müzik ve dans için yurt dışında okuyorken Türkiye’de 17 Ağustos depremi oldu. Ailem Yalova’da yaşıyordu, çok şükür hayattalar ve hala daha Yalovada’lar. Fakat deprem sonrası cok uzun yıllar önce çadır sonra prefabrikte kaldılar. O korkunç günlerde aileme destek olmak için okumaya gitmiş olduğum ülkede birden bire çalışmaya baslamış, okulumu senelerce askıya almak zorunda kalmıştım. Sonra aldığım özel derslerle donanımımı tamamlamaya çalıştım. İstanbul’a döndüğümde beste yaparken bana yardımı olur düşüncesiyle bir süre classic gitar dersleri aldım fakat gitarist değilim. Ben ses sanatçısıyım ve enstrümanım ses tellerim. Bir sanatçı sanatın her alanında var olmalı. Yarın neler getirir neler götürür bilinmez. Bu sebeple daha iyi konuşabilmek için, Türkçe’yi cok daha iyi kullanabilmek için Can Gurzap ve Arsen Gurzap’ın kurdukları Dialog Anlatım ve iletişim kursuna devam ettim. Maksadım spiker olmak degildi. Sadece sahnede iyi şarkı söylemek dışında, doğru konuşup iyi hitap etmeninde öneminin farkındaydım.

Yurt dışından ülkeme dönüp tekrar sahne performanslarıma başladığımda Amerika öncesi beraber çalıştığım orkestra şefim Serhat Cay’ı bulup birlikte bir ekip kurduk. Tarz olarak Türkçe müziğin her türüne yer vereceğimiz, konuklarla birlikte cumbur cemaat her tarzda şarkıyı birlikte okuyabileceğimiz bir ekip kurduk. Önce bu ekibin ismi cümbür cemaat olsun diye düşünmüşken ismimin kullanılması halinde esprili bir orkestra ismi olur diye fikir birliğine varınca Cumhur Cemaat Orkestrası doğdu, iyi ki doğmuş. Çünkü gerek biz gerekse dinleyicilerimiz tarafından çok sevildi.

*Çoğunun söz ve besteleri size ait olan albümünde kimlerle çalıştın, albümü biraz tanıtır mısın bizlere?

Prodüktörlüğünü üstlendiğim albümü Ossi Müzik etiketiyle Hakan Eren müzik severlere sundu. Fotoğrafları Alper Aksoy ve Murat Özdemir çektiler. Grafikleri Necip Fazıl Aktaş’ın hazırladığı albüm kapağını Onur Ofet baskıya aldı.

Albümde söüu ve müziği bana ait olan sarkılar dışında seneler önce Esmeray ve Nilufer’in yorumlamış oldukları Unutama Beni ve Ta Uzak Yollardan isimli şarkıları cover yaparak yeniden yorumladım. Cumhur Cemaat Orkestrasının şefi Serhat Cay 2 aranje yaptı. Albümde Volga Tamöz’ün 3 aranjesi var. Okay Barış ve Erol Temizel’in de 1’er aranjelerinin olduğu albümde Koray Aykılıç ve Altay Ekren remixleri mevcut. Alpay Goltekin, Yusuf Gültekin gibi müzisyen arkadaşlarımın söz ve bestelerine de yer verdiğimiz albümün tüm mix masteringlerini Tarık Ceran yaptı. Menajerliğini Olgun Kamil Tura’nın üstlendiği albümün basın danışmanlığını Selim Akar, radyo danışmanlığını ise Cenk Alptekin üstlendi.

Seneler sonra yapmaya karar verdiğim bu albüme emek veren herkese teşekkür ederim

*Birazda klipten bahsedecek olursak ; Demek Sağıroğlu gibi ünlü simaları da görüyoruz. Klibinde iki ayrı dönem ve bu iki ayrı dönem için de aksesuar ve giyimler kullanılmış özellikle moda açısından iki farklı dönem olmasına rağmen çok farklı ve modayı da içeren bir klip olmuş hangi modacıyla çalıştın, bu klip koreografisi kimin,nasıl ortaya çıktı?

Her şeyden önce modayı takip etmeyi seviyorum. Sonuçta moda tasarımcılarının yeteneklerini küçümseyemeyiz değil mi? Onların sanatçılıkları tartışılmaz. Sanatlarıyla tüm dünyayı etkiliyorlar. Her dönemde farklı akımlar yaratıyorlar. Ben o farklı akımlardan etkilenenlerden sadece biriyim. Bu yüzden klipte iki ayrı donemi ve akımı kullanmak istedim. Önce 1930’lu seneleri sonrada günümüzü anımsatmaktı maksadım. 1930’lu yılların moda akımı bana fazlasıyla çekici geliyor. Erkekler tiril tiril takım elbiselerle hep jilet gibiler. Kısa kesilmiş saçlar, itinayla bağlanmış kravatlar, ipek mendillerle oldukça maskulenler. Kadınların tümü albenisi oldukça yüksek giysiler içinde, zarif ve çekiciler. Eldivensiz kadın yok gibi. Dönemin mimarisi oldukça şaşalı ve heybetli. Yüksek tavanlı binalar, iki insan boyunda oldukca yüksek kapılar, geniş merdivenler, mermer sütunlar, ahşap panjurlar ve binalar arasındaki avlular muhteşem. Kapıları ters açılan otomobiller ve renk renk, çeşit çeşit şapkalar çok şık. Fakat klipte o dönemi kullanmak istememin tek sebebi dönemin moda akımı değil tabi. Ülkemizin o yıllarda yüzünü batıya dönmüş olması, bana daima ilgi çekici gelmiştir. Mutlaka geçiş döneminde bilmediğimiz sancılar çekilmiştir. Fakat sonuçta devrim öncesi daha baskıcı bir yönetimin hakim olduğu ülkede, devrimler sonrası daha medeni bir hayat biçiminin kısa zamanda tüm ülkede benimsenmiş olması bir hakikattir. Bana çekici gelen aslında bahsettiğim bu toplumsal değişime dair hakikatlerdi ama klipte sadece dönemin moda akımını yansıtabildim. Bu konu da bana Ask-ı Memnu dizindeki tasarımlarıyla öne çıkan başarılı tasarımcımız Özgür Masur destek oldu. Mücevherler konusunda Jival Pırlanta destek verdi. Etiler Car Rental klipteki antika aracı ve Maserati’yi tahsis etti. CVK Park Bosphorus Hotel klip icin bize kapılarını açtı. Geriye ekibi kurmak kalmıştı. Uzun senelerdir performans yaptığım için beni izlemeye gelen çok sayıda şöhretli isimler vardı ve bunların bir çoğu albüm yaptığımda bana destek vermek istediklerini söylemişlerdi. Ben ilk klipte önce yakın dostlarımla çalışmayı istedim. Sevgili Demet Sağıroğlu albümün ilk gününden beri yanımdaydı zaten. Klipte de beni yalnız bırakmadı. Tiyatro oyuncusu Deniz Ozerman ve Tuncer Salman’da klipte rol alarak destek oldular. Klip çekiminden uzun bir süre önce Candaş Bas’la dans derslerine başlamıştım. Koreografileri Candaş Bas hazırladı. Candaş Eurovision’da Sertap Erener 1. oldğunda yada Can Bonomo Eurovision’da yarıştığında koreografileri hazırlayan başarılı koreograf ve dans sanatçısıdır. Candaş klip için bana Avusturya’da eğitimini tamamlayıp italya’da vs oyuncu ve dansçı olarak sahne alan ilkem Ulugun’u tavsiye etti ve ilkem klipteki partnerim oldu. Erkan Nas’ın yönetmenliğinde çektiğimiz klip çok beğenildi. O yüzden saydığım bütün bu isimler sonuçtan çok mutlular.

*Uzun zamandır aynı yerde sahnede yer alıyorsun, sahne programlarından da biraz bahsede bilir misin? İleride ki zamanlarda farklı sahne çalışmaların veya projelerin olacak mı?

Tam 7 sezondur Beyoğlu’nda Asmalı Mescit bölgesinde Pera Palas Oteli’nin tam karşısında bulunan Pera Kokosh isimli mekanda sahne performansı yapıyorum. Aynı mekanda aynı ekiple uzun seneler çalışa bilmek çok zordur. Hele ki İstanbul gece hayatında bu iki katı zordur. Sadık dinleyicilerimizin bize destekleri ve yeni gelen konuklarımızın Pera Kokosh’tan mutlu ayrılması bu istikrarı sağladı. Sanırım insanları sorunlarından uzaklaştırıp eğlenmelerini sağlarken aynı zamanda mekanın leziz yemeklerini kaliteli müzik yapan bir orkestra ve eğlenceli bir repertuvarla taçlandırınca sahne performanslarımız tercih edilmeye devam etti. Fakat sektör hakkında bir fikrim var. Bence İstanbul halkının genel olarak müzik dinleyebilecekleri bir yer arayışları yok. Elbette arada istisnalar vardır ama bilirsiniz istisnalar kaideyi bozmaz. Eğer İstanbul’lular salt müzik dinlemek isteselerdi AKM’de, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda, Lütfü Kırdar’da, Zorlu Center’ da yada Tim Show Center ‘da surekli konserler yada muzikaller organize edilir, bu organizasyonlarda biletler günler öncesinden satılıp biterdi. İstanbul gece hayatından beklenilen şey, lüks otomobillerle valeli mekanların kapılarında inip, güzel bir akşam yemeği ardından yüksek volümde çalınan müzikle eller havaya eğlenmek. Bizlerde bu filmin başrol oyuncularıyız ama şarkı söylediğimiz için başrolü kapmıyoruz. Hepimiz sanat yapan sanatçılar rolünü başarıyla sergilediğimiz için başrolü paylaşıyoruz. O yüzden İstanbul gece hayatında aktif olarak performans yapan hiç kimse sanat yapıyorum diyemez. Çünkü İstanbul gece hayatından beklenilen şey sanat değil, salt eğlence. Keşke beklenti sanat olsaydı, ne yazık ki değil. Bende sırf bu yüzden insanların sessizce beni dinleyip, yer yer bana eşlik edebilecekleri konserler hayal ediyor, bu hayalleri gerçekleştirmek için projeler üretiyorum. Hayal etmek demek gerçeğe doğru büyük bir adım atmak demektir. Seneler önce TRT de Selçuk Yöntem’in başrolünü üstlendiği Sardunya Sokak isimli bir dizinin müziğine sözler yazmıştım. Zamanı Var isimli şarkım ve Unutama Beni isimli şarkıyı yorumladığım cover çalışmam, izlenme rekorları kırarak 1 numaraya oturan Kanal D’nin Küçük Ağa isimli dizisinde son bir kaç haftadır kullanıyorlar. Şarkılarım dizilerden sonra çok daha ilgi gördüler. Doğal olarak bu gelişmeler yeni bir proje üretmeme sebep oldu. Belki ileride dizi film y ada sinema filmlerine şarkı yapabilirim. Film müziklerine yoğunlaşmakta ilerideki projelerim arasında. Kendi ayaklarım üzerine sağlam bastığımdan emin olmadıkça ileriye dönük büyük projelere kalkışmayacağım. Şimdi sadece albümdeki hangi şarkıma standartların üzerinde yeni bir klip çekebilirim, bu klibin nasıl bir senaryosu olmalı, bir sonraki albüm ne zaman çıkmalı gibi daha küçük hedeflerim ve bunlara dair stratejik planlarım mevcut. Fakat yakın gelecekte sektörün katı ticari kurallarına ve tüccar zihniyetli yöneticilerine karşı daha reformist projelerim olacak. Bundan emin olabilirsiniz.

*Boş zamanlarını nasıl değerlendirirsin, modayla ve sporla aran nasıl? Sahne haricinde günlük yaşantında nasıl giyinmeyi tercih ediyorsun?

Şaka gibi ama gerçekten son aylarda boş vaktim yok. Genelde erken uyanmayı severim. Güne sporla başlamayı tercih ediyorum. Sonra bilgisayarda cevaplamam gereken postalarımı cevaplayıp dans kursuna gidiyorum. Fakat son günlerde sağ kolumdaki kas problemi nedeni ile ne spor nede dans derslerime gidemiyorum. Umarım kalıcı bir hasar yoktur kolumda çünkü hem spor yapmaya devam etmeyi hem de dans konusunda kendimi geliştirmeyi çok istiyorum. Sahne sanatçısı olduğum için modayı takip etmek zorundayım. Her dönem imkanlarım el verdiğince modayı yakından takip etmeye çalıştığım. O yüzden fotoğraf albümlerime bakanlar değişen moda anlayışının tarihçesine bakıyorlarmış gibi hissediyorlar. Sahnede takım elbise tercih ediyorum çünkü çok seviyorum. Fakat değişen moda trendlerini takip ediyorum elbette ve trende uygun olan renkler, kumaşlar ya da kesimlerden oluşan koleksiyonlardan seçimler yapıyorum. Mümkün olsa takım elbiseyi günlük hayatımda da her daim kullanıp yatağa bile takım elbiseyle gireceğim. Fakat bir gerçek var ki takım elbise kullanımı çok rahat bir kostüm değil ve insan günlük hayatında daha rahat hareket etmek istiyor. O yüzden spor kesimli daha rahat kumaş pantolonlar, gömlekler tercih ediyorum. Yaklaşık 15 senedir gerek sahnede gerek günlük hayatımda renkli çoraplar kullanıyorum, ilk zamanlar çok tepki alıyordum ama son yıllarda renkli çorap moda olunca artık tepki yerine ilgiyle karşılanıyor çoraplarım. Çoraplarım, ceketlerim ve şapkalarım vazgeçilmezlerim.

*Sosyal medyayla aran nasıl yakından takip eder misin, bizlerle sosyal ağ adreslerini paylaşabilir misin?

Kısa süre öncesine kadar sosyal ağlarla çok haşır neşir değildim. Sadece Facebook üzerinden arkadaşlarımla konuşmaya sosyal ağ takipçiliği olarak bakamayız. Fakat albümle birlikte diğer sosyal mecralarda da aktif olmaya başladım elbette.

Twitter
@rizaCuMhuRdemir ve @RCumhurDemir

instagram
cumhurdemirofficial

Facebook
Riza Cumhur Demir Official

websitesi
www.cumhurdemir.com

e-mail
demircumhur@gmail.com

*Son olarak sevenlerine ve www.bayanlaraozel.com takipçilerine iletmek istediğin mesajınla sitemiz hakkındaki görüşlerini alabilir miyiz? Ayrıca bu keyifli ve içten sohbetinle bize de vakit ayırdığın için çok teşekkür ederim.Umarız sana da şans getiririz ,,. Başarı ve sevgiyle kal…

Teşekkürler Sayın Canan Avcılar. Sizinle röportaj yapmak benim içinde oldukça keyifliydi. Umarım bayanlaraozel.com takipçileri de röportajımızı en az bizim kadar keyif alarak okurlar. Çünkü ben sitenizi ilgiyle inceledim ve oldukça başarılı buldum. Her konuda fikir veren bir site. Kısacası okurlarınızın hayatlarını kolaylaştırıyorsunuz. Ben son aylarda diş eti sorunları yaşıyordum ve sitenizin “Kategoriler” bölümündeki ‘Ağız ve Diş Sağlığı’ bölümünden son derece faydalandım. Eminim bir çok takipçinizde sitenizin hayatlarını kolaylaştırdığını düşünüyorlardır.

Takipçileriniz arasında sanata kendisini yakın hisseden okuyucularınıza doğru yolda olduklarını hatırlatmak istiyorum. Sanatın her alanında var olmak günümüzde çok zor ama zorluklarla mücadele etmezlerse eğer amaçlarına ulaşamazlar. Gerçek sanat her dönemde önce kati eleştirilere maruz kalmıştır. O yüzden pes etmek yok yola devam. Aynı “Zamanı Var” isimli şarkımda da söylediğim gibi;

O Kadar Kolay Değil, Vazgeçmek Yok, Yola Devam
Senide Bir Gün Severler Dayan Gönlüm, Zamanı Var

R.Cumhur Demir

Cumhur Demir

Cumhur Demir

Yorum Yapmak İster Misiniz?

Facebook Sayfamız Twitter Youtube E-Posta RSS

Kategoriler

Marka Analiz Prosedürü

Sitemizde bir çok markanın yeni ürünleri her açıdan detaylarıyla incelenmekte olup , olumlu ve olumsuz yönleri objektif olarak yayınlanmaktadır. Sizlerde ister kendi markanızı , isterseniz ilginizi çeken ve merak ettiğiniz markaları sitemizin uzman ekibi tarafından inceletebilirsiniz. Analizler , fiyat , materyal incelemesi , rakiplerine karşı artıları veksileri şeklinde geniş bir perspektiften yapılmaktadır. Sitemiz içerisinde hiç bir markanın ürünü doğrudan satılmamaktadır. Bu sebeple yorumlar ve incelemeler bir çok siteye göre çok daha objektifdir. Ekibimiz günlük indirim araştırmalarını firmaların katalogları , online satış siteleri veya mağazaları içerisinde doğrudan yapmaktadır.

Daha detaylı bilgi edinebilmek için bize ulaşabilirsiniz.

Mail : info@bayanlaraozel.com

© BayanlaraOzel.Com

Türkiye'nin Güncel Kadın Sitesi


© 2012 - 2014 Bayanlaraozel.com. Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Domain